Roj Profil On Soz genel

“Kendi hikâyemizi kendimiz yazmazsak, başkaları bizim yerimize yazacak; kendi hafızamızı geleceğe taşımazsak, yarın bizi anlatacak olan yine başkalarının hafızası olacaktır.”

Yol Bir, Sürek Binbir: Dijital Hafızamızla Geleceğe Nefes Oluyoruz

Değerli Okurlarımız,

Uzun zamandır, yaşadığımız coğrafyanın kadim değerlerini el birliğiyle, aşk ve emekle nakış gibi işliyoruz. Tüm samimiyetimle ifade etmek isterim ki; yegâne gayemiz, içinde bulunduğumuz bu yaşam alanını Hakk’ın rızasına uygun şekilde güzelleştirmek, birliğimizi daim kılmak ve değerlerimizi nesilden nesile aktarmaktır.

Bizler, bu dünyada hakikati var etmeye çalışan emekçileriz. Bu kutlu yolda bazen anlaşılmamak, eksik görülmek olağandır; ancak bizler “canlar sağ olsun” diyerek, rızalık yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz.

Bugün Dijital Dergi yayınımızla bir ilki gerçekleştirmenin heyecanını paylaşıyoruz. Kolektif bir şuurla yürüttüğümüz çalışmalarımızı, çağın gerektirdiği şekilde dijital bir platforma taşıyoruz.

Amacımız; kendi hikâyemizi kendi kalemimizden anlatmak, erkânımıza sahip çıkmak ve bu eşsiz mirası gelecek nesillere sadakatle taşımaktır.

Bu Sayımızı 2 Temmuz Madımak’ın Anısına Adıyoruz

Dijital dergimizin bu sayısını, 2 Temmuz 1993’te Madımak’ta yitirdiğimiz canların anısına hazırlıyoruz.

Madımak, bizim için yalnızca geçmişte yaşanmış büyük bir acının adı değildir. O gün yitirdiğimiz canların sözü, sazı, şiiri, düşüncesi ve insanlığa bıraktıkları değerler bugün hâlâ bizimle yaşamaktadır.

Onları anmak; yalnızca acımızı yeniden hatırlamak değil, hafızamıza sahip çıkmak, unutmamak ve unutturmamaktır.

Bu nedenle dijital hafızamızı oluştururken Madımak’ın canlarını da bu hafızanın içinde yaşatmak, onların yarım bırakılan sözlerini, düşüncelerini ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak bizim için bir vefa ve tarihsel sorumluluktur.

Neden Dergi Üzerinden Dijital Bir Arşiv?

Dünya hızla dijitalleşiyor. Sosyal medyanın akıl almaz akışında kaybolmak yerine, kültürümüzü, inancımızı ve kadim bilgimizi barındıran kalıcı bir kurumsal hafıza inşa ediyoruz.

Kültürel Demlenme

Web sitemiz ve dijital çalışmalar aracılığıyla; örf ve adetlerimizden, kültürümüzün o köklü mirasından demlenerek kendimizi dünyaya anlatacağız.

Hakikati Kayıt Altına Almak

Yapay zekânın yaşamımızın merkezine yerleştiği bu çağda, eğer kendi hakikatimizi dijital alana doğru verilerle işlemezsek, büyük bir riskle karşı karşıya kalırız.

Yarın; “Biz kimiz, inancımız ve kültürümüz nedir?” diye sorulduğunda, yapay zekâ yeterli veri bulamazsa uydurma hikâyeleri bilgi diye sunacaktır.

Bu sebepten bizler, buna benzer her türlü manipülasyona “dur” demek adına, duymak isteyen herkese söyleyecek sözümüz olduğunu haykıracağız.

Dijital Çağda Varlık

Bizler, tarihî sorumluluğun bilincindeyiz. Kendimizi öz hikâyelerimizle anlatarak, sunduğumuz verilerin yapay zekâ için en temel ve doğru referans kaynaklarından biri olmasını hedefliyoruz.

Yolumuz Açık, Kapımız Her Cana Aralıktır

Bu dönüşümün gerekliliğine uzak kalanlar olabilir; zaman akıp gittikçe onlar da bu yürüyüşün haklılığını göreceklerdir. Bizler için şimdilik “henüz dem vakti gelmemiş” deyip geçmek en güzeli.

Sözün özü; üç aylık periyotlarla yayımlayacağımız dijital dergimizin ilk sayısıyla huzurlarınızdayız.

Dergimizde; yazarlarımızın kıymetli paylaşımları, şairlerimizin yüreğinden dökülen şiirler, cem disipliniyle harmanlanmış düşünceler ve inancımıza dair derinlikli değerlendirmeler yer alacak.

Fakat bu derginin gerçek gücü yalnızca sayfalarında yazılanlardan değil, canların ona kattığı candan gelecektir.

Gelin, Bu Hafızayı Birlikte Büyütelim

Bu nedenle çağrımız yalnızca yazarlara, şairlere ya da araştırmacılara değildir.

Çağrımız bütün canlaradır.

Elinizde geçmişten bugüne ulaşmış bir fotoğraf varsa paylaşın.

Bir büyüğünüzden dinlediğiniz ve unutulmasını istemediğiniz bir hikâye varsa yazın.

Bir köyün, bir dergâhın, bir cem erkânının, bir ozanın, bir deyişin, bir lokmanın, bir yol büyüğünün hafızanızda kalan izleri varsa bizimle buluşturun.

Şiiriniz varsa gönderin.

Bir araştırmanız, düşünceniz, eleştiriniz, tanıklığınız ya da gelecek kuşaklara bırakmak istediğiniz bir sözünüz varsa kaleme alın.

Çünkü bu dijital hafıza birkaç kişinin değil, hepimizin hafızasıdır.

Bugün kayıt altına almadığımız bir fotoğraf yarın kaybolabilir. Bugün yazmadığımız bir hatıra, onu taşıyan son can Hakk’a yürüdüğünde onunla birlikte gidebilir. Bugün kendi dilimizle anlatmadığımız bir hakikat, yarın başkalarının diliyle bambaşka anlatılabilir.

İşte bunun için can cana, omuz omuza vermeye ihtiyacımız var.

Bir can bir fotoğrafla, bir can bir şiirle, bir başkası araştırmasıyla, anısıyla, sözüyle, sazıyla ya da kalemiyle bu büyük hafızaya bir iz bırakabilir.

Küçük diye düşündüğümüz her katkı, yan yana geldiğinde geleceğe bırakacağımız büyük bir kültürel mirasa dönüşecektir.

Gelin, kendi hikâyemizin yalnızca okuyucusu olmayalım.

Yazalım. Kaydedelim. Paylaşalım. Arşivleyelim. Geleceğe taşıyalım.

Madımak’ta yitirdiğimiz canlarımızı unutmayalım, unutturmayalım; onların ışığını, sözünü ve kültürel mirasını gelecek kuşaklarla buluşturalım.

Gelin, bu kültürü hep birlikte demleyelim ve harmanlayalım.

Çünkü Yol bir, sürek binbir.

Yeter ki paylaşalım.

Yeter ki birbirimizin elinden tutalım.

Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım.


Çağlar değişir, araçlar değişir, dünya değişir; fakat insanı insan yapan değerleri yaşatmak yine bizlerin elindedir.

Yol bir, sürek binbir.
Yolumuz hakikate, yüzümüz insana, gönlümüz cümle canlara dönük olsun.

Áşk ile.

TİJİ Dergi Yönetmenliği


  • |

    Roj Arslan-Gülçehre

    Köyde başlayan bir çocukluk, gurbetle şekillenen bir yaşam; eğitimden bilişime, toplumsal örgütlenmeden kültür ve dayanışmaya uzanan uzun bir yolculuk… Bulmuş & Palanga’da Başlayan Bir Yaşam Roj, 1968 yılında Erzincan’ın Tercan…